FrmFace - Frm Face -  PayLaşımda Doğru Adres!!

KÖrfez Depremİnİn Sosyal, Ekonomİk, BeŞerİ Etkİlerİ

Genel Tarih ve İnkılap Tarihi icinde KÖrfez Depremİnİn Sosyal, Ekonomİk, BeŞerİ Etkİlerİ konusu , KÖRFEZ DEPREMİNİN SOSYAL, EKONOMİK, BEŞERİ ETKİLERİ 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve Richter ölçeğinde 7.4 olarak kaydedilen deprem felaketi ülkemizin ve insanlığın 20. Yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden birisidir. Körfez ...

Go Back   FrmFace - Frm Face - PayLaşımda Doğru Adres!! > Eğitim bölümü > Ödevler - Dersler - Tezler > Genel Tarih ve İnkılap Tarihi

FrmFace Online PayLaşımda Doğru Adres!!

Alt 08-24-2010   #1 (permalink)
MevsimleR GibisiN
Mutsuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Batman Şubesi
Üyelik tarihi: Aug 2010
Bulunduğu yer: FrmFace
Mesajlar: 6.214
Konular: 2507
Rep Puanı : 554
Kıdemi : Mutsuz is a name known to allMutsuz is a name known to allMutsuz is a name known to allMutsuz is a name known to allMutsuz is a name known to allMutsuz is a name known to all
Mutsuz - İCQ üzeri Mesaj gönder Mutsuz - AİM üzeri Mesaj gönder Mutsuz - MSN üzeri Mesaj gönder Mutsuz - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart KÖrfez Depremİnİn Sosyal, Ekonomİk, BeŞerİ Etkİlerİ

KÖRFEZ DEPREMİNİN SOSYAL, EKONOMİK, BEŞERİ ETKİLERİ

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve Richter ölçeğinde 7.4 olarak kaydedilen deprem felaketi ülkemizin ve insanlığın 20. Yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden birisidir.

Körfez depremi ülkemizin gerek nüfus gerekse ekonomik aktivite bakımından en ağırlıklı bölgesinde etkili olmuştur. Deprem, Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Bolu, Bursa ve Eskişehir illerini kapsamış, ancak Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da ağır can ve mal kaybına yol açmıştır.

12 Eylül 1999 tarihi itibariyle yapılan belirlemelere göre, deprem nedeniyle 15.466 insanımız hayatını kaybetmiş, halen hastahanelerde 23.954 insanımız ise yaralı olarak bulunmaktadır.

Depremin bina ve işyeri üzerindeki tahribatı da ağır olmuş ve 12 Eylül 1999 tarihi itibariyle tamamlanan hasar tesbit çalışmalarına göre ağır-yıkık ve orta hasarlı konut-işyeri sayısı 119.297'ye ulaşmıştır. Ancak, çalışmaların halen devam ettiği gözönüne alındığında bu sayıların daha da artması beklenmektedir.

Deprem Türkiye nüfusunun yüzde 23'lük bir bölümünü oluşturan bölgede etkili olmuştur. Depremden en ağır derecede etkilenen, can kaybı ve maddi hasarın ağır olduğu nüfusun toplam nüfus içindeki payı ise yüzde 6 civarındadır.

Depremin etkilediği 7 ilin Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı yüzde 34.7, sanayi katma değeri içindeki payı ise yüzde 46.7 seviyesindedir. Depremden en yoğun biçimde etkilenen ve Deprem Bölgesi olarak nitelenen Kocaeli, Sakarya ve Yalova, toplam GSMH içinde yüzde 6.3, sanayi katma değeri içinde ise yüzde 13.1'lik paya sahiptir. Bölge; petrol arıtımı, petro-kimya, tekstil hammaddeleri, metal ana sanayii ve motorlu kara taşıtları yapım, montaj ve onarımı ve lastik sanayiinde önemli bir ağırlığa sahiptir.

Deprem Bölgesinde fert başına gelir düzeyi de Türkiye ortalaması ile karşılaştırıldığında oldukça yüksektir. Bu anlamda bölge tüketim talebi açısından önemli paya sahiptir.

Deprem nedeniyle konut, ticari ve sınai yapı, yol-otoyol, köprü, diğer altyapı, ulaşım aracı, makina-teçhizat ve mamul-yarı mamul mal stoklarında önemli kayıplar ortaya çıkmıştır. Deprem sonrasında gerek bir süre için üretimin durması gerekse belirli bir dönem düşük kapasite ile çalışılması nedeniyle milli hasılada da kayıp oluşacaktır.

7 Eylül 1999 tarihi itibariyle çeşitli kaynaklardan kamuoyuna açıklanan bilgilere ve çeşitli varsayımlara dayanan ilk tahminlere göre, depremin sermaye birikimi ve milli hasıla üzerindeki etkisinin 9-13 milyar dolar aralığında olması beklenmektedir

mevcut mevzuatta yer alan hükümler ve son yapılan düzenlemeler çerçevesinde kamu kesiminin üstleneceği maliyetler ile deprem sonucunda kamu altyapı ve üretim tesislerinin uğradığı hasarların telafisi için yapılacak harcamalar kamu finansmanını olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, deprem nedeniyle yapılan vergi ertelemelerinin ve depremden dolayı meydana gelebilecek vergi kayıplarının kamu finansmanı üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Bu çerçevede, depremin kamu finansmanı üzerindeki yükünün 6.2 milyar dolar olacağı tahmin edilmektedir. Bu tutarın 3.5 milyar dolarlık kısmını geçici ve daimi iskan amaçlı yeni konut yapımı ve konut onarımı teşkil etmektedir. Depremden dolayı meydana gelen zararların telafisi için gerek uluslararası kuruluşlardan gerekse yabancı ülkelerden bir kısım ayni ve nakdi yardımlar gönderilmiş olup, bundan sonra gönderilecek hibe ve krediler üzerinde görüşmeler devam etmektedir. Dış finansman imkanının 2.5 milyar dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir.


KÖRFEZ DEPREMİ VE KIYI ETKİLERİ

Körfez depremi sonrasında körfez kıyılarında yapılan araştırmalar Marmara Denizi’nde olası bir depremin yapacağı kıyı tahbribatının kestirilmesi için bir model olarak görülmektedir. Bu bağlamda, Körfezin kuzey ve güney sahillerinde yaptığımız araştırma sonuçlarını ve Marmara Denizi’inde oluşabilecek depremin İstanbul ve Bursa kıyılarında yapacağı kıyı tahribatını kamuoyuna ve ilgililerin bilgilerine sunmak isteriz

Körfez depremini oluşturan fay, Körfez ile Değirmendere arasında haritalanmış olup, kırık hattı Gölcük Donanma Komutanlığı’ndan sonra Yüzbaşılar önünden denize girmekte ve denizin altında nasıl devam ettiği henüz bilinmemektedir. Hala süren sismik ve batimetrik çalışmalar bu kırığın gidişini ortaya çıkaracaktır. Fayın kuzeye doğru çatallanmalar gösterip göstermediği bir başka ifadeyle İstanbul’u etkileyecek şekilde girişler yapıp yapmadığı şimdilik bilinmemektedir.

ALTYAPI

Ağırlıklı olarak karayolu, demiryolu, enerji dağıtım ve haberleşme tesislerinde hasar bulunmaktadır. Altyapıda meydana gelen hasarlar ekonomik ve sosyal hayatı önemli düzeyde etkilemiştir. Ancak yapılan acil müdahale sonrasında Ankara-İstanbul Otoyolunun bir kısmı ile haberleşme santralları ve doğalgaz dağıtım hatlarının bazı bölümleri dışında altyapılar önemli ölçüde hizmete açılabilmiştir.

Kamu tarafından deprem sonrası hasarların giderilmesi ve yeni yapılanma çalışmalarına paralel olarak doğabilecek altyapı ihtiyaçlarının karşılanması için enerji, ulaştırma ve haberleşme sektörlerinde kısa dönemde 200 milyon dolar, orta ve uzun dönemde 400 milyon dolar olmak üzere toplam 600 milyon dolar finansman ihtiyacı bulunmaktadır. Hasarların giderilmesine yönelik finansman gereği başlıca sektörler itibariyle: enerji iletim tesislerinde 2.7 milyon dolar, dağıtım tesislerinde 70 milyon dolar, karayollarında 244.4 milyon dolar, demiryollarında 40 milyon dolar, denizyolunda 24 milyon dolar, haberleşme sektöründe 73,2 milyon dolardır.

Depremden önemli hasar gören başlıca kamu tesisleri; trafo merkezleri, alçak gerilim dağıtım şebekesi, Ankara-İstanbul Otoyolu (60 km’lik kesim), Gebze-İzmit-Arifiye demiryolu, Derince Limanı ile telefon santral ve şebekesidir.

Depremin imalat sanayii işyerlerinde bina, makine-teçhizat, mamul ve yarı mamul stok kaybı, vasıflı ve vasıfsız işgücü eksilmesi gibi etkileri ortaya çıkarken, üretime ara verilen tesislerden kaynaklanan üretim kaybı ve ihracata yönelik kuruluşlar için muhtemel ihracat azalması şeklinde etkileri de söz konusudur.

Deprem nedeniyle bölgedeki imalat sanayii işyerlerinin toplam katma değer kaybının 600-700 milyon dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmekte olup, bu gelişmeler sonucunda Türkiye imalat sanayiinin yıllık büyüme hızının 1,6 puan seviyesinde azalması beklenmektedir.

Depremin imalat sanayii işyerleri üzerindeki en önemli ve telafisi güç olan etkisi vasıflı işgücünde ortaya çıkan kayıptır.

Bölgede imalat sanayiinde faaliyet gösteren kamu kuruluşlarında ortaya çıkan hasarın giderilmesi için; TÜPRAŞ'a ait tesislerde 115 milyon dolar, TÜVASAŞ'da 80 milyon dolar, İGSAŞ'da 20 milyon dolar, PETKİM'de 6,5 milyon dolar ve TZDK'da 0,6 milyon dolar olmak üzere toplam 222,1 milyon dolar tutarında yatırım yapılması gerekmektedir. TÜPRAŞ, TÜVASAŞ, İGSAŞ, PETKİM, TZDK gibi kamu kuruluşlarına ait tesislerde, deprem sonucu oluşan hasar nedeniyle üretime ara verilirken, SEKA - İzmit tesisleri, Asil Çelik gibi kamu tesislerinde ise alt yapı tesislerinde oluşan hasar ve işgücündeki eksilme nedeniyle üretime ara verilmiştir.

Bu kuruluşlardaki üretim veya satış kaybının TÜPRAŞ'ta 558,6 milyon dolar, TÜVASAŞ'da 20 milyon dolar, İGSAŞ'da 18,6 milyon dolar ve PETKİM'de 34,3 milyon dolar olmak üzere toplam 631,5 milyon dolar tutarında olduğu tahmin edilmektedir.



Tüpraş yangının ve Marmara kıyılarının uzaydan görünüşü



SANAYİ

Depremin imalat sanayii işyerlerinde bina, makine-teçhizat, mamul ve yarı mamul stok kaybı, vasıflı ve vasıfsız işgücü eksilmesi gibi etkileri ortaya çıkarken, üretime ara verilen tesislerden kaynaklanan üretim kaybı ve ihracata yönelik kuruluşlar için muhtemel ihracat azalması şeklinde etkileri de söz konusudur.

Deprem nedeniyle bölgedeki imalat sanayii işyerlerinin toplam katma değer kaybının 600-700 milyon dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmekte olup, bu gelişmeler sonucunda Türkiye imalat sanayiinin yıllık büyüme hızının 1,6 puan seviyesinde azalması beklenmektedir.

Depremin imalat sanayii işyerleri üzerindeki en önemli ve telafisi güç olan etkisi vasıflı işgücünde ortaya çıkan kayıptır.

Bölgede imalat sanayiinde faaliyet gösteren kamu kuruluşlarında ortaya çıkan hasarın giderilmesi için; TÜPRAŞ'a ait tesislerde 115 milyon dolar, TÜVASAŞ'da 80 milyon dolar, İGSAŞ'da 20 milyon dolar, PETKİM'de 6,5 milyon dolar ve TZDK'da 0,6 milyon dolar olmak üzere toplam 222,1 milyon dolar tutarında yatırım yapılması gerekmektedir. TÜPRAŞ, TÜVASAŞ, İGSAŞ, PETKİM, TZDK gibi kamu kuruluşlarına ait tesislerde, deprem sonucu oluşan hasar nedeniyle üretime ara verilirken, SEKA - İzmit tesisleri, Asil Çelik gibi kamu tesislerinde ise alt yapı tesislerinde oluşan hasar ve işgücündeki eksilme nedeniyle üretime ara verilmiştir. Bu kuruluşlardaki üretim veya satış kaybının TÜPRAŞ'ta 558,6 milyon dolar, TÜVASAŞ'da 20 milyon dolar, İGSAŞ'da 18,6 milyon dolar ve PETKİM'de 34,3 milyon dolar olmak üzere toplam 631,5 milyon dolar tutarında olduğu tahmin edilmektedir.

KONUT

7 Eylül 1999 tarihli Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi verilerine göre deprem, bölgede 55.062 adet konut ve işyeri ağır yıkık veya orta hasar görmüştür.

EĞİTİM

Bölgede toplam 43 adet okul yıkılmış 377 adet okul hasar görmüştür. Bu okulların onarım ve yeniden inşası ile donanımları için finansman ihtiyacı yaklaşık 20 trilyon TL.’dir.

Bölgede yer alan Kocaeli, Sakarya ve Abant İzzet Baysal Üniversitelerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili toplam 4.950 milyar TL. ek ödeneğin anılan üniversitelere tahsisi hususu YPK’ya intikal ettirilmiştir. İstanbul Üniversitesi’nin talep ettiği 3.700 milyar TL. ek ödenekle ilgili BİB’in hasar tespit raporu beklenmektedir. Ayrıca YURT-KUR GN. Md.’nün yurtlarında meydana gelen hasarların telafisi için 1.000 milyar TL. finansmana ihtiyaç duyulmaktadır.

Deprem bölgesinde hasar gören 11 adet spor tesisi için gerekli olan finansman yaklaşık 1.000 milyar TL.’dir

SAĞLIK

Bölgedeki Sağlık Bakanlığı ve SSK Genel Müdürlüğüne bağlı tesislerde hasıl olan hasarların telafisi amacıyla yaklaşık 23 trilyon TL. ödeneğe ihtiyaç bulunmaktadır. Ayrıca, bölgede sağlık hizmetlerinin bila bedel olarak verilmekte olduğu hususu dikkate alındığında bu durumun da 4 trilyon TL. ilave finansman ihtiyacı doğuracağı tahmin edilmektedir

KIRSAL ALAN

Bölgedeki kırsal konutların ve kırsal altyapının hasarına ilişkin belirleme çalışmaları sürdürülmektedir.

Deprem sonrasında bölgedeki nüfusun bir kısmının göç yoluyla ayrılacağı tahmin edilmektedir.

Geçici iskan için BİB- TAU Gn. Md.’ne göre 35-50 bin konuta ihtiyaç olacağı tahmin edilmektedir. Bunun için Yalova, Kocaeli ve Sakarya’da 1600 hektarlık yaklaşık 80 bin prefabrik konut yapılmasına uygun kamu mülkiyetinde bir alan bulunduğu Genel Müdürlükçe belirtilmektedir. BİB tarafından önerilen 30 metrekarelik prefabrik konutların bedeli 1500 milyon TL. dir. 35 bin konutun maliyeti 52 500 Milyar TL., 50 bin konutun maliyeti 75 000 Milyar TL. olmaktadır. Bu miktara sosyal ve teknik donatılar dahil değildir

İSTİHDAM

Deprem bölgesi ülkemizin en önemli sanayi bölgesi olması nedeniyle, depremin yol açtığı nitelikli işgücü kaybının oldukça yüksek düzeyde olduğu tahmin edilmektedir.

İşgücü kayıpları ve işgücünün motivasyonu alanında yaşanan sıkıntılar dolayısıyla bazı işletmelerin üretimi geçici bir süre durmuştur.

Depremin yol açtığı ölüm, yaralanma ve sakatlıklar sebebiyle gelir kaynaklarını kaybetmiş aileler bulunmaktadır. Bu ailelerin barınma ve geçim imkanlarının yeniden sağlanması gerekmektedir.


DEPREM ANINDAKİ OLAYLAR

Yüksek rakımlı Bolu-Düzce-Kaynaşlı'da havanın çok soğuk olmasına rağmen kışlık çadırların bölgeye anında gelmemesi depremzedeleri mağdur etti. Depremin akşam karanlığında olması kurtarma çalışmalarında kargaşaya yol açtı. Doğan kargaşa sonucu göçük altındaki pek çok insana ulaşılamadı. Kurtarma çalışmaları sırasında ekipman yetersizliği depremzedelerin isyan etmesine yol açtı. Çocuğu göçük altında olan bir baba, ambülanslarda oksijen tüpü olmadığını, kurtarma ekiplerinin elinde bir murç bile olmadığını haykırdı. Depremden en etkilenmemesi gereken binalardan biri olan itfaiye binasının yıkılması ve itfaiye erlerinin göçük altında kalması nedeniyle bölgede çıkan yangınların söndürülmesi uzun sürdü. Birçok insan yanarak ya da dumandan boğularak yaşamlarını yitirdi. Depremin hemen ertesi sabahında toplu mezarlar için çukurlar açıldı ve defin işlemleri başladı. Facianın 17 Ağustos'taki kadar büyük olmaması, havanında ölülerin kokmasını engelleyecek kadar soğuk olmasına rağmen yapılan bu işlem kafalarda soru işaretleri doğurdu. Emniyet ve Karayolları Genel Müdürlükleri'nin birlikte çalışması sonucu depremin hemen akabinde karayollarında tıkanmaların önüne geçildi. Trafik polisleri, Orta ve Doğu Anadolu'dan İstanbul'a seyreden araçları Eskişehir-Bilecik-Adapazarı istikametine sevk edince İstanbul-Düzce-Bolu ve Ankara-Bolu Düzce yönünde trafik akışı sağlandı. Başbakanlık, kurduğu özel hatla tüm valilerle telefon bağlantısı sağladı. Kriz merkezi Bolu Valisi Nusret Miroğlu'ndan dakika dakika bilgi aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü de özel hattı sayesinde Bolu ve Düzce emniyet müdürlerinden bilgi aldı. Ordu gece görüşü olan Skorsky helikopterlerini bölgeye sevk ederek İstanbul, Ankara ve Eskişehir'e gece boyunca yaralı taşıdı. Emniyet, İstanbul ve Ankara'dan asayiş dairesi, özel hareket ve çevik kuvvete bağlı çok sayıda polisi deprem bölgesinde görevlendirdi. Su ve kanalizasyon şebekelerinde ağır hasar olmaması, deprem bölgesinde ilerleyen günlerde ortaya çıkacak sağlık sorunlarının önünü kesti. Elektirik, muhtemel yangınların çıkmaması için bir gün daha olmayacak. 17 Ağustos depreminde orta derecede hasar görmüş binaların tamamen terkedilmiş olması facianın boyutların önemli ölçüde küçülttü. Karayolları Genel Müdürlüğü, Bolu Dağı'nda heyelanda yok olan yolun onarımı için bölgeye 53 araç gönderdi. Yolun 2-3 gün içinde trafiğe açılması planlanıyor. Kızılay, dün sabah depremzedelere kahvaltı verirken, kısa vadede doğacak yiyecek sorununun önüne geçti. Düzce Depremi'nde bu kez yalnızca AKUT gönüllüleri değil, sivil savunma ekipleri, Zonguldak'tan intikal eden madenciler ve askerler de canlı kurtarma çalışmaları sırasında büyük özveri gösterdi.
<div>
__________________


.[/b]
Mutsuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Durumu: Çıkış Yapmış
 
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Tags: , , , , ,


Etiketler
beŞerİ, depremİnİn, ekonomİk, etkİlerİ, kÖrfez, sosyal

Seçenekler
Stil





Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Protected by vBulletinVbulletinCenter.Com
FrmFace | Rıdvan Örge | VbulletinCenter | Sitemap | EtiKet | AleXa |